Mehtap Kaplan; Yıllardır Aklımda Olan Bir Şeydi Bu Kitap

Öncelikle kendinden bahseder misin? Kimdir Mehtap Kaplan, ne iş yapar, kendini nasıl anlatır?

Merhaba ismim Mehtap Kaplan 22.09.1982 Istanbul Beykoz doğumluyum. İlk ve orta öğretimimi tamamladıktan sonra çocuk gelişimi eğitimi alarak eğitim hayatıma devam ettim. 3 yıl kadar anaokulu öğretmenliği yaptım ve çeşitli işlerde çalıştım. Karakter olarak duygusal ve çocuk ruhlu biriyim. Bazı zamanlar ise iyi niyet kurbanı olduğunu düşünenlerdenim.

İlk kitabın “Kaderimin Ayak İzleri.” Bu kitabı yazmandaki amaç neydi? Kitabından bahsedebilir misin?

Yıllardır aklımda olan birşeydi bu kitap ve genelde kafaya koyduğunu kesinlikle yapan bir yapıya sahibim. İstedim ve oldu diyebilirim. Kitabım; yaşanmışlıkları, kaderi, aşkı ve aile özlemini anlatıyor. 

İlk kitabın hayatında ne gibi değişmelere sebep oldu. Sana ne kattı bu kitap?

Açıkçası hayatımda pek bir değişiklik oldu diyemem, yalnızca kitabımın okuyuculara ulaşıp güzel yorumlar gelmesi beni oldukça mutlu etti ve bu yolda ilerlemem doğrultusunda ne kadar doğru bir karar aldığımı birkez daha farkettim. 

Edebiyat ile ilk kez ne zaman tanıştın. Ne zaman yazmaya başladığınızı hatırlıyor musun?

Edebiyatla ilk kez lise yıllarında tanıştım, kompozisyon yazarken arkadaşlarım güzel yazıyosun bence değerlendirmelisin demişlerdi. Çevremdeki insanları ve arkadaşlarımı dinleyerek doğru bir karar almışım. 

“Edebiyat” senin için ne anlama geliyor?

Edebiyat benim için; bir insanın yaşama biçimi gibi. Ekmek ve su olmadan nasıl yaşayamazsak bana göre edebiyatsız bir hayat da olmaz. 

Peki ya yazmak?

Yazmak; insanın ruhuna kesinlikle iyi geliyor. Çoğu zaman kimselere anlatamadığım derdimi beyaz sayfalara yazarım ben, bilirim ki yazmaktan kimseye zarar gelmez. Yazmak kesinlikle bana iyi geliyor. 

Peki kitaptan önce, yazın serüvenine dair çalışmaların oldu mu?

Kitaptan önce birkaç yıl öncesine kadar posta gazetesine ve çeşitli edebiyat dergilerine yazılar gönderdim. 

Bundan sonraki kitapların aynı tarzda mı devam edecek, yoksa başka tür eserler yayınlatmayı düşünüyor musun?

Bundan sonra ki kitabım deneme ve kişisel gelişim ağırlıklı olacak. İçinde yaşanmış gerçek hayat hikayeleri ve kısa öyküler var. 

Kendini tam anlamıyla bir yazar, bir edebiyatçı olarak görüyor musun?

Kendimi tam olarak bir yazar olarak görmem için sanırım kırk fırın ekmek yemem lazım. Hayatım boyunca hiçbir zaman kendimi öven biri olmadım, aksine insanların beni övmelerini tercih ettim. İyi bir yazar aynı zamanda iyi bir konuşmacı ve iyi bir gözlemci olmalıdır bana göre. Daha çok yol gerekli, yolun başındayım şuanda ama umarım bir gün hak ettiğim yere gelirim. 

Sence bir sanatçı olmadan da sanata hizmet edilebilir mi?

Elbette; öncelikle sanata ve sanatçıya değer vermek de sanata hizmettir. Örneğin güzel resim yapan birinin illa ressam olması gerekmiyor. İçinde sanat ruhu olan herkesin sanata hizmet edebileceğini düşünüyorum. 

Sizi en çok etkileyen yazarlar ve şairler kimlerdir?

Sebahattın Alı, Canan Tan, Ayşe Kulin ve Stefan Zveig gibi yazarların hikayelerinden oldukça etkilenmiştim.  

Peki bu kitaptan sonra yeni kitap çalışmaları var mı? Okurlarınıza yeni kitap hakkında tüyo verme şansınız var mıdır?

Elbette ki yeni çalışmalarım var. Şuanda ikinci kitabım için hazırlanıyorum, bu kitap daha çok deneme tarzında olacak. Içinde yaşanmış hayat hikayeleri ve kısa yazılar var. 

Son olarak, edebi dünyada geleceği dair başka planlarınız nelerdir?

Açıkçası gelecekle ilgili konuşmayı sevmem. Geleceğin ne getireceği hiçbir zaman belli olmuyor. Bugün bir bakıyorsun zirvedesin bir bakıyorsun ismim unutulmuş gitmiş. Hayat biz plan yaparken başımıza gelenlerdir. Felsefem; dünü unutma, geçmişden ders al ve geleceğinin önünü açmak istiyorsan sağlam kararlar al. Unutma hayat acizleri affetmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir