ZEKİ AYDOĞAN

Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz 🙂
  • Bizlere biraz kendinizden bahseder misiniz? Yazarımız nasıl biridir?
Cevap: 12.10.1993 tarihinde Hatay’ın İskenderun ilçesinde hayata merhaba dedim. Elektrik elektronik bölümü mezunuyum. En güçlü yanım detaylara çok önem veren biriyim. Çeşitli spor aktiviteleri, genellikle her tarz müzik dinlemekten hoşlanırım. Bu hayat serüveni içerisinde insanlık pusulamı yalansız ve doğru yoldan ayrılamamak üzere şartlandırdım. Yapmacık ruhsuz olmak yerine doğal ve içten olmayı kendime ilke edindim.
  • Yazmaya ne zaman başladınız?
Cevap: Yazmaya sol yanımı ilk kaybettiğim zaman başladım.
  • En çok hangi yazarları okuyorsunuz, hangi yazarlardan etkileniyorsunuz?
Cevap: Okuduğum yazarlar arasında özellikle Ahmet BATMAN, Ayşe KULİN, Mehmet ERCAN ve yüreğime derinden dokunan Canan TAN isimlerini vermek isterim.
  • Ailenizde veya yakın çevrenizde sizi yazmaya iten, size ilham veren kişi veya durumlar var mı?
Cevap: Gerçekten ilham veren kişi bugüne kadar bir an dahi beni yalnız bırakmayan can dostum kardeşim Bircan ARSLAN oldu.
  • Her yazarın duygusal tarafı vardır şüphesiz… Siz bu duygusallığınızı nereden aldığınızı düşünüyorsunuz?
Cevap: Şüphesiz bir terazi erkeği olarak burcumun özelliklerini tamamen taşıdığımı düşünüyorum. Yaşantım içerisinde biri veya birilerinden aldığımı düşünmüyorum.
  • Yazmadan önce, gözlemlerinizde nelere yer veriyorsunuz?
Cevap: Öncelikle gökyüzünün tamamen gözlerime nüfus etmesi gerekiyor, kahvemin yanımda olması gerekiyor, ardından yazacağım konuyu tamamen kendimden bir parça olarak düşünürüm ve ona göre yazmaya başlarım.
Şimdi de biraz kitabınız ve yazarlığınız hakkında konuşalım.
  • En son hangi kitabı okudunuz/hangi filmi ya da oyunu izlediniz ? Bunların içinde sizi etkileyen bir duruma, kitabınızda yer verdiniz mi ?
Cevap: En son Canan TAN’ın Şiirce kitabını okudum. Bir kez daha beni hayatımın en mutlu insanı yaptı. Kalemi tek bir kötü sözü hak etmeyecek kadar kusursuz. Bir gün ben de onun gibi kalemi çok güçlü bir yazar olmak istiyorum. 
  • Hayatınızda en fazla iz bırakan olay veya durum nedir?
Cevap: Şüphesiz her insan hayatında aşk acısını yaşamıştır ve bu hayatında bir yer edinmiştir. İhanetle sonuçlanan bir aşk acısı, iz bırakmadığını söylersem yalan söylemiş olurum.
  • Yazarlığı, günümüzde bir meslek olarak tanımlayabilir misiniz? / Son zamanlardaki kitap okunma durumuna nasıl bakıyorsunuz?
Cevap: Ben meslek olarak yapılmasından biraz rahatsızlık duyan bir insanım. Bence yazarlık bir meslek değil, yüreğindeki duyguları, söyleyemediğin düşünceleri veya olmasını istediğin bir hikayeyi kağıtlara dökülmesidir. Kitap okuma oranında günden güne bir düşüş olduğu ortada, bunun en başlıca sebepleri insanların yazmaya veya okumaya yeterince yönlendirilmemesi. 
  • Kitaplarınızı ne kadar süreyle yazıyorsunuz?
Cevap: Tam bir süre kavramım yoktur aslında. Öncelikle benim yüreğime dokunması gerekiyor yazdıklarımın. Bu bazen 1 yılı da buluyor, 5 ayda da kitabı tamamlayabiliyorum, değişkenlik gösterebiliyor.
  • Başka kitap yazmayı düşünüyor musunuz veya böyle bir hazırlığınız var mı şu günlerde?
Cevap: Evet şuanda zaten raflara aldırdığım projeler var bunların gerçekleşmesi için çalışmalara en kısa zamanda başlamayı düşünüyorum.
  • Yeni yazarlarda dikkatinizi çeken olumlu-olumsuz özellikler var mı? Neler?
Cevap: Ben de yeni bir yazar olduğumdan bu soruyu yanıtlamam doğru olmaz, lakin bu yolda ihtiyacımız olan tek şey destek, çünkü yazan insan çok zor yetişiyor.
  • Yazma ihtiyacı, şüphesiz ki her yazar için olmazsa olmazdır… Siz bu yazma ihtiyacını en çok hangi zamanlarda duyuyorsunuz?
Cevap:Genelde doğru olarak görülen yanlışların içimi kemirdiği zamanlar yazma ihtiyacı duyuyorum, bir de kendimi duygu yoğunluğunda bulduğum zamanlar.
  • Kendinizi yazar olarak tanımlıyor musunuz?
Cevap: Evet elbette çünkü bu konuda yetenekli olduğumu düşünüyorum. Daha yolun başında olduğum doğru ama zaten senelerdir biriktirdiğim bir hikayem var benim ve hikaye daha yeni başlıyor.
  • Yazdığınız metnin bitmiş olduğunu nasıl anlıyorsunuz?
Cevap: Bence bu tamamen his meselesi, bazen aylarca uğraştığım çalışmayı çöpe attığım dahi oluyor.  Çalışma önce yazarın kendisine dokunmalı daha sonra yazarın empati kurup okuyucu ile bütünleşip bütünleşmeyeceğini düşünmesi gerekir.
  • Yazarken yaşadığınız zorlukları bizlerle paylaşır mısınız?
Cevap:Bazen duygu eksikliğine düştüğüm zamanlar oluyor, onun haricinde yazmamı hiçbir şey etkilemiyor.
  • Yazarken ne gibi teknikler kullanıyorsunuz ?
Cevap: Algımı tamamen açıp sadece yazacağım şeye odaklanıyorum, bunu gerçekten başardığım zamanlarda hiç durmadan dakikalarca kafiyeli bir şekilde doğaçlama şiir okuyabilirim.
  • Kitaplarınızın hangi türe girdiğini düşünüyorsunuz?
Cevap:Edebiyat, hikaye ve şiir türü.
  • ”Bunu mutlaka yazmalıyım” dediğiniz en ilginç olay nedir?
Cevap: Henüz böyle bir olaya rastlamadım.
  • Kitaplarınız sizce daha çok hangi kesime hitap ediyor?
Cevap: Okumayı seven her kesime hitap ettiğini düşünüyorum.
Yazarlıkla ilgili akla gelen ilk şeylerden biri de, bu işten elde edilen kazanç ve kitapların basılma süreçleri…
  • Romanlarınızdan, geçinebilecek kadar para kazanıyor musunuz?
Cevap: Para kazanmak için yazmıyorum, yazarlığı bir geçim kaynağı olarak düşünenlerden değilim.
  • Geçinemiyorsanız, para kazanmak için başka ne işler yapıyorsunuz?
    Cevap: Yazarlığımın dışında ayrıca öğrencilerle iç içe olduğum bir eğitim sektöründeyim.
  • Kitabınız, basım için ne gibi aşamalardan geçti ?
Cevap: Editör aşaması, dizgi, grafik, tahsis, kapak tasarımı, hazır hale geldikten sonra dağıtım şirketine ulaşması aşamalarından geçti.
  • Bu aşamalarda en çok nerede zorlandınız?
 Cevap: Dağıtım şirketine ulaşması konusunda zorluk yaşadım.
  • Yayınevinizi seçerken nelere dikkat ettiniz ?
Cevap: Sonuçta dünyanın en güzel eserini yazsanız bile reklamınızı yapmayan bir yayın evi olduğu sürece ses getireceğinizi düşünmüyorum, yayın evimin reklam konusunda üst düzey bir performans sergileyeceğini düşündüm.
  • İkinci Adam Yayınları, beklentinizi karşıladı mı?
       Cevap: Sorun yaşadığım bazı konular oldu ama zamanla üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum.
  • Başka bir kitap çıkarmak isterseniz, yine İkinci Adam Yayınları ile çalışmak ister misiniz?
Cevap: Bunu gerçekten zaman gösterecek.
  • İkinci Adam Yayınları veya çalıştığınız başka yayın evleriyle yaşadığınız en ilginç olay nedir?
Cevap:Herhangi bir ilginç olay yaşadığımı düşünmüyorum. Bizler gibi eli kalem tutan fakat henüz kitabı çıkmamış pek çok insan var …
  • Bir romanın başarılı olup olmadığını neye bakarak yorumlarsınız?
Cevap: Daha öncede söylediğim gibi bu tamamen his meselesidir. Yüreğime dokunması gerekir.
  • Tanınmamış yazarların da romanlarını, raflarda inceler misiniz yoksa sizin için vazgeçilmez yazarlar var mıdır ?
Cevap: Benim için vazgeçilmez yazarlar arasında Canan Tan yer alıyor. Kendisi ile Adana Kitap Fuarı’nda sohbet etme imkanı bulup kendimi tanıttığım için gerçekten çok mutluyum. Umarım kalemi kadar güzel ve uzun bir yaşantısı olur ve hayatımı aydınlatmaya devam eder.
  • Sizce yazarlık, öğretilebilir bir şey midir ?
Cevap: Yazarlığın öğretilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Her insanın yaratılışında, geninde bulunan bir özelliği vardır, önemli olan bunu ortaya çıkarabilmesidir. Öğretildiğinde karşı tarafa duygu ve hissiyat vereceğini düşünmüyorum.
  • Yaratıcı yazarlık kursları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap:Çok güzel bir söz vardır, kadın tavlama sanatı kitabı okuyarak kadın tavlanmaz. Olumlu bakmıyorum.
  • Yeraltı edebiyatıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Cevap:Toplumun sahip olduğu değerlere saygı duymayan bir edebiyat olarak düşünüyorum ve doğru bulmuyorum.
  • E-kitap hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Cevap:Kitap okuma alışkanlığı konusunda insanlara yararlı olabileceğini düşünüyorum ve sıcak bakıyorum.
  • Takip ettiğiniz blog sayfaları var mı ? Neler ?
Cevap:Blog sayfası takip etmiyorum.
  • Okurlarınıza önerileriniz nelerdir ?
Cevap: Okumaktan bir an olsun vazgeçmeyip hayatları boyunca kitapla kalmalarını tavsiye ederim. Ancak  zaman Mustafa Kemal ATATÜRK’ün dediği muasır medeniyetler zirvesine ulaşabiliriz.
  • Son olarak yeni yazarlarımıza ve eli kalem tutan kişilere, bu alanla ilgili neleri tavsiye edersiniz ?
Cevap: Yazmak için yazmalarını istemem, destek olamayan kişilerin düşüncelerine aldırış etmeyip yürüdükleri yoldan asla vazgeçmemelerini tavsiye ederim. Yüreği güzel insanlara selam olsun. Biz yazdığımız sürece dünya güzelleşecek, biz yazdığımız sürece evrene bir tohum daha ekmiş olacağız. Teşekkürler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir