221B

2 aylık polisiye dergi 221B, polisiyede evrensel olanla yerli olanı bir araya getirmek için memlekette polisiyenin merkez üssü sayılıyor.

Bu, ülkenin tek polisiye dergisi. Neden böyle, polisiye okuru mu yok?
Erol Üyepazarcı: Çok kısa süreler çıkmış 2-3 polisiye dergimiz olmuştu. Polis teşkilatının çıkardığı bir dergi vardı mesela, genelde emniyet haberlerine yer verirdi ama arada polisiye öyküler de yayımlardı. 1949’da üç sayı ‘Polis Dedektif’ diye bir dergi çıktı. ‘Magazinel polisiye’ diyebileceğimiz dergiler vardı; ‘Kelepçe’ gibi. Ama Türkiye’de ‘221B’ türünde bir dergi hiç çıkmadı.

 

 

POLİSİYE EDEBİYAT YÜKSELİŞE GEÇTİ

Ne farkı var bu derginin?
E.Ü.: O 2-3 dergide çıkan yazıların hepsi çeviriydi. Burada öyle değil.
Hüseyin Çukur: 221B bir ‘polisiye kültür dergisi’. Okura, çizgi romandan akademik çalışmalara, polisiye tarihiyle ilgili yazılardan polisiye dizi-film eleştirilerine kadar geniş bir yelpaze sunuyor.
Neden şimdiye kadar böyle bir polisiye dergi çıkmadı?
E.Ü.: Edebiyat tapınağının gardiyanları polisiyeyi hep küçümsedi, ‘edebiyat dışı’ gördü. Polisiye yazarları bile utandıkları için takma isim kullanırdı. Oysa iyi edebiyat ve kötü edebiyat vardır. İyi polisiye de iyi edebiyattır. Entelektüel seviyesi yüksek bir zekâ oyunudur polisiye. O yüzden zeki insanlar sever. Dünyada da o küçümseme vardı ama 2. Dünya Harbi’nden sonra bitti. Georges Simenon, Patricia Highsmith, Friedrich Dürrenmatt… Bunlar büyük yazarlar olarak görüldü.
Ahmet Ümit: Bizde de durum 2000’de değişmeye başladı.
E.Ü.: Ahmet’in (Ümit) ve Osman Aysu’nun polisiye romanı sevdirme konusunda büyük katkıları oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir