Aldous Huxley-Cesur Yeni Dünya

“Örümceklerin yapısını düşünecek olursak, örümcek ağları kaçınılmazdır. İnsan yapısını göz önüne alınca, din olgusu da kaçınılmazdır. Örümcekler nasıl ki sinek tuzakları yapmadan edemezlerse, insanlar da simgeler yaratmadan duramazlar. “

Halide Edip Adıvar-Ateşten Gömlek

Nefer iki sınıf, bir kısmı çocuk gibi nazlanıyor, herkesin kendisiyle meşgul olmasını istiyor. Şehit olmuş bir arkadaşın veyahut zabitin matemini yüksek sesle ağlayarak tutuyor. Öteki kısmı ziya gibi, göğsü açık, çok zaman kan içinde başının ay yıldızlı başlığı altında yanık ve kavi yüzü bir tablo gibi duruyor. Bu yüzde hiçbir şey değişmiyor, sabit ve sinirsiz […]

Joseph Heller- Madde 22

“Madde 22’yi bize göstermelerine gerek yok.” diye yanıt verdi yaşlı kadın. “Bazı maddeler göstermek zorunda olmadıklarını söylüyor.” “Hangi madde söylüyor bunu?” “Madde 22”

Halide Edip Adıvar-Sinekli Bakkal

Eğer Tevfik, meramını anlatabilseydi sanatın yazıda değil, her an değişen hayatta olduğunu söyleyecekti. Ve eğer para denilen şeyin kıymetini bilseydi bu fırsatta âdetâ zengin olabilirdi. Fakat kazancı bir elinden giriyor, bir elinden çıkıyordu.

Evliya Çelebi-Seyahatname

Viyana’da bir hastanın şakağına mermi girmişti. Doktor ve yardımcısı bu mermiyi çıkarmak için ameliyata başladılar. Ben de izin istedim ve sessizce onları izledim. Doktor öncelik­le hastanın alnının ortasından başlamak üzere baştaki deriyi iki tarafa doğru soydu. Ardından başının yan tarafından bir delik açtı. Sonra bir demir parçasıyla kafatasını kaktırarak a-yırdı. Kafatasının tam ortası keserin dişleri […]

John Steinbeck-Fareler ve İnsanlar

“Seni korkutmak değildi niyetim,” dedi Crooks. “George geri gelecek. Ben kendimden söz ediyordum. Düşünsene, adamın biri geceler boyu tek başına oturuyor burada. Kitap falan okuyor, düşünüyor, öyle şeyler işte. Bazen aklına bir şey geliyor ama doğru mudur, yanlış mıdır soracak kimsesi yok. Ya da bir şey gördüğünü sandı diyelim, sahiden var mı o şey yoksa […]

Charles Dickens-Büyük Umutlar

Dili kesilmiş bir dilsiz veya sağır olarak bir köşede oturan kimse, dili kendi hükmünde olmayan bir kimseden daha iyidir. Sakın haset için bela isteme, o zaten bela içindedir. Ona düşman olmaya ne hacet, onun tepesinde öyle bir düşman var ki.